. Uc kisiye kiyamet gununde Allah, nazar etmez; onlari tezkiye etmez ve onlar icin elim bir azap vardir: Okuturken yetimi ezen hoca, ihtiyaci yok iken dilencilik yapan kimse, yaranmak icin sultana dalkavukluk yapan adam.
Ravi: Hz. Ibni Abbas (r.anhuma)
2. Uc kisi vardir ki, kiyamet gununde misk tepeleri uzerindedirler. Ve evvelkiler, onlara gipta ederler: Hem Allah'in hakkini, ve hem de efendisinin hakkini eda eden kole, kendisinden razi olunarak bir kavme imam olan adam. Gece ve gunduz bes vakit icin nida eden muezzin.
Ravi: Hz. Ibni Omer (r.anhuma)
3. Uc sinif kimse, kiyamet gununde, siyah misk tepelerinde bulunacaktir. Kiyametin dehseti bunlari korkutmaz. Hesap onlara ulasmaz. Taki Allah, insanlar arasindaki hesaplasmayi bitirsin: Allah rizasi icin Kur'an okuyan ve cemaate imam olup, cemaatin de kendisinden memnun oldugu adam. Allah rizasi ve Allah yoluna davet icin mescidde ezan okuyan adam. Dunyada kolelikle ibtila kilindigi halde, bunun kendisini ahiret hizmetinden alikoymadigi kole.
Ravi: Hz. Ebu Hureyre (r.a.)
4. Uc sinifi, Allah (z.c.hz)'leri sever ve onlarin yuzune guler ve onlarla istibsar (mujde) eder: Ondeki arkadaslari bozulmus oldugu halde geri donmuyor ve dusmanla harbe devam ediyor; yardim gelene veya sehit oluncaya kadar. Iste boyle kimseye Allah kafidir ve: "Su kuluma bakin. Benim icin nasil sabretti?" diye buyurur. Guzel hanimi ve yumusak da yatagi oldugu halde, gecenin bir vaktinde ibadete duruyor. Cenab-i Hak, bunlar icinde: "Kulum sehvetini birakiyor, Beni zikrediyor, isteseydi uyurdu." diye buyurur. Ve bir adam ki, seferde, arkadaslari yatip uyurken, kendisi, darda da, genislikte de olsa seherde durmus, nobet bekleyip ibadet ediyor.
Ravi: Hz. Ebud Derda (r.a.)
5. Uc kimseye Allah, cenneti haram etmistir: Ickiye devam edene, Ana babaya asi olana, ailesine fuhsu hos goren deyyusa.
Ravi: Hz. Ibni Omer (r.anhuma)
Bilgi, marifet bilgisidir. Hiçbir şey bilmesen bile, kendini tanıdın, bildin mi, bilginsin, ârifsin.
Baş koyan, başlara tâç olur;kendisini aşağı gören, bütün âleme üst kesilir.
Her şeyden kaçmak kolay da kendi
nefsinden kaçmak pek zordur.
Seyyid Burhaneddin Hz.leri Hz. Hüseyin'in soyundan olup gerçekleri iyice araştırıp kavradığı için "Muhakkık" gizli sırları bilmesinden dolayı "Seyyid'i Sırdan" lakabıyla meşhurdur.
Seyyid Burhaneddin Hz.leri miladi 1165 yılında Tirmiz' de doğmuş ve ilk tahsilini babasından yaptıktan sonra Belh'e giderek Sultanü'l Ulema Bahaeddin Veled Hz. den 12 yıl manevi ilimleri tahsil etmiştir. Bu tahsilleri sırasında Mevlana Celaleddin-i Rümi'nin mürebbilik ve atabekliğini de yapmıştır. Sultanü'l Ulema'dan icazet alarak Tirmiz'e dönüşmüş ve halkı irşada başlamıştır.
1220 yılında Belh'ten hicret eden Sultanü'l Ulema Bahaeddin Veled Bağdat ve Hicazı dolaştıktan sonra Konya'ya gelmiş ve 1230 yılında burada vefat etmiştir. Hocasının ölümünü keramet yoluyla öğrenen Seyyid Burhaneddin Hz. Gördüğü bir rüya üzerine de Mevlana Celaleddin’i Rümi’yi yetiştirmek üzere 1231 yılında Konya’ya gitmiştir. 1 yıl Mevlana Hz. İle kaldıktan sonra zahiri ilimlerde ilerlemek için Mevlana Hz. Halep ve Şam’a gitmiş, Seyyid Burhaneddin Hz. de Kayseri’ye gelmiştir. Halep ve Şam dönüşü Mevlana Hz. Kayseri’ye gelmiş, bir müddet burada kaldıktan sonra, Seyyid Burhaneddin Hz. ile tekrar Konya’ya gitmişlerdir. İlk gelişinden itibaren tam 9 yıl Hz. Mevlana yı irşad eden Seyyid Burhaneddin Hz. 1240 Yılında çok sevdiği Kayseri’ye gelmiş ve 1244 yılında bir güz mevsiminde fani hayata gözlerini yummuştur